İster bir sınıfta, ister bir kütüphanede veya sanal bir ortamda olsun, öğrenme öğrenmedir. Fakat bu öğrenme ortamdan bağımsız olarak yüzeysel veya geçici olmayan bir öğrenme olabiliyor. Online ve hibrit eğitime devam eden öğretmenler de bu öğrenmeyi daha kalıcı hale getirmeye ve derin öğrenmeyi gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Derin Öğrenme Nedir?
Diğer öğrenme türleri bir bireyin gerçekleri, kavramları veya yöntemleri hatırlamasına sağlarken derin öğrenme, bireyin yeni problemleri çözmek için öğrendiklerini kullanmasını sağlar. Olgular ve yöntemler doğrudan öğretilebilir, ancak daha soyut şeyler için öğrencide anlayış geliştirmek ve bilgiyi öğrencinin zihninde inşa etmek gerekir.

Anlamlandırmak veya anlamaya başlamak, derin öğrenmenin başladığına işaret eder. Böylece birey, daha karmaşık ve derin konulara geçiş yapabilir. Öğrencilerin bu aktif anlamlandırmayı yani derin öğrenmeyi gerçekleştirebilmesi için çevrim içi veya hibrit eğitimde kullanabileceğiniz 5 stratejiyi paylaşıyoruz.
-
Her Ünite İçin Bir Ana Fikir Belirleyin
Konunun her ayrıntısına odaklanmak ve zamanı bunun için harcamak derin öğrenme için pek de etkili bir strateji değildir. Bir diğer deyişle, öğrenciler ilk etapta anlamıyorsa aynı şekilde üstelemenin pek bir faydası yok. Çok fazla konuyu öğretmeye çalışmanın sonucu genellikle yüzeysel öğrenmedir. Bunun yerine, konuları ünite ünite bir fikir üzerinde tematik şekilde işlemek derin öğrenmeyi hızlandırır.
2. Ana Fikre Ulaşmak İçin Temel Soruları Kullanın
Öğrenmeyi ana fikre odaklamanın bir başka yolu da ders ünitelerini temel sorular etrafında çerçevelemektir. Temel sorular, öğrencileri ana fikri keşfetmeye teşvik eden açık uçlu, düşündürücü sorulardır (McTighe & Wiggins, 2013). Bu sorular tek bir doğru yanıt yerine, öğrencileri düşünmeye teşvik ederek tartışma ortamını hazırlar. Aynı zamanda bu ekstra sorular, daha fazla araştırmayı da teşvik eder.
3. Ünitelere Tümevarımsal Öğrenme İle Başlayın
Derin öğrenme, öğrencilerin soyut bilgileri ve metodları anlamlı bir şekilde içselleştirdiklerinde gerçekleşir. Tümevarım ise öğrencilerin önceki bilgilerini etkinleştirmelerine, gelecek konunun temelini oluşturmalarına, sınıflandırma becerilerini geliştirmelerine, tahminlerde bulunmalarına ve yeni bilgilerin ışığında tahminlerini test etmelerine ve iyileştirmelerine yardımcı olmak için birçok şekilde kullanılabilen çok yönlü bir stratejidir.
4. Okuduğunu Anlama Becerilerini Geliştirin

Öğrencilere doğru-yanlış düşünmeyi teşvik eden soruların aksine, okuduğunu anlama soruları açık uçludur. Okuduktan sonra sorulan kavrama sorularının aksine, okuduğunu anlama soruları öğrenciler metni okumadan önce sunulur. Böylece aktif okuma, sorular üzerinde odaklanmayı, metni yorumlamayı ve tartışmayı amaçlar.
5. Öğrenmeyi Kişiselleştirmek İçin Empatiyi Kullanın
Sosyal izolasyon ile birlikte empatiye olan ihtiyacımız hiç olmadığı kadar arttı. Empati, öğrencilerin soyut ve üst düzey içeriği anlamlandırmalarına yardımcı olmak için kavramsal bir mercek oluşturabilir. Aynı zamanda, öğrencilerin konuyla kişisel etkileşimini büyük ölçüde artırır ve bu da öğrenmenin “kalıcı olmasına” yardımcı olur.
A day in the life, öğrencilerin empati becerilerini geliştirebilecek basit bir aktivitedir. Öğretmen, öğrencilerden ünlü bir tarihsel figür, edebi bir karakter, çok farklı koşullar altında yaşayan bir kişi, hatta bir kavram veya nesne olarak hayal etmelerini ister. Öğrenciler, başka bir şey veya birey haline gelerek öğrendiklerine dair yeni iç görüler geliştirirler.
Sanal ve e-Öğrenme Ortamlarında Derin Öğrenme Mümkün
Yukarıda 35’ten fazla derin öğrenme aracı ve stratejisi içeren Teaching for Deeper Learning kitabından 5 tanesini paylaştık. Bu pratik araçlar, öğrencilerin öğrendiklerini anlamlı kılarak derin öğrenmeyi gerçekleştirmeye yardımcı olur. Bu tür aktif öğrenme, dikkatin kolaylıkla başka bir şeye kayabileceği sanal öğrenme ortamında önemlidir.










