Sürdürülebilir kalkınma, sanayileşme ve nüfus artışının neden olduğu sorunlara olası çözümler bulmaya çalışan, ekonomik büyüme ve küreselleşmenin olumsuz çevresel sonuçları konusunda uyarıda bulunan Brundtland Raporu‘nun yayınlanmasıyla ilk kez 1987 yılında ortaya çıkan bir kavramdır.
İklim değişikliği, su kıtlığı, eşitsizlik ve açlık gibi insanlığın karşı karşıya olduğu problemleri küresel düzeyde çözmek için ve insanların refah içinde yaşamasını sağlamak için yapılan evrensel bir eylem çağrısıdır.
Birleşmiş Milletler, gezegeni korumak ve insanların küresel refahını garanti altına almak adına farklı gelişmişlik seviyesindeki ülkeler için geçerli 17 evrensel hedeften oluşan bir eylem çağrısı olan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri‘ni içeren 2030 Gündemi’ni Eylül 2015’te onayladı. Bu ortak hedefler, dünyadaki tüm bireylerin, işletmelerin ve ülkelerin aktif katılımını gerektirir. Bu hedeflerden her birinin başarıya ulaşmasında sorumlu iş dünyası uygulamaları, yeni iş yapış şekilleri, yatırım, yenilikçilik, teknoloji ve işbirliği aracılığıyla iş dünyası kilit bir rol oynamaktadır.
Sürdürülebilir Kalkınmanın Boyutları
Çevresel Sürdürülebilirlik: Çevresel düzeyde sürdürülebilirlik, doğanın tükenmez bir kaynak olarak kullanılmasına karşıdır. Bunun yerine, doğanın korunmasını ve akıllıca kullanımını amaçlar. Çevrenin korunması, yenilenebilir enerjilere yatırım, su tasarrufu, sürdürülebilir hareketliliği destekleme ve mimaride yenilikçilik gibi hedeflerle bu çevresel sürdürülebilirliğin çeşitli alanlarda elde edilmesine katkıda bulunur.
Sosyal Sürdürülebilirlik: Sosyal düzeyde sürdürülebilirlik, dünya çapında makul ve adil bir şekilde dağıtılmış yaşam kalitesi, sağlık ve eğitimin elde edilmesine yardımcı olmak için insanların, toplulukların ve kültürlerin gelişimine odaklanır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi, sosyal sürdürülebilirliğin temelini oluşturan olan bir diğer unsurdur.
Ekonomik Sürdürülebilirlik: Sürdürülebilirlik, çevreye zarar vermeden herkes için refah oluşturan eşit ekonomik büyümeye odaklanır. Yatırım ve ekonomik kaynakların eşit dağılımı, tam bir kalkınma için sürdürülebilirliğin diğer boyutlarını güçlendirecektir.
2030 Sürdürülebilir Kalkınmanın 17 Hedefi
Bu 17 hedef birbiriyle ilişkilidir ve çoğu zaman bir amaca başarıyla ulaşılması diğerlerine de ulaşılmasını olumlu yönde etkiler. 17 hedef aşağıdaki gibi özetlenebilirler:
- Yoksulluğu ve açlığı ortadan kaldırarak sağlıklı bir yaşamı garanti altına almak.
- Su, sanitasyon ve sürdürülebilir enerji gibi temel hizmetlere erişimi evrenselleştirmek.
- Kapsayıcı eğitim ve istihdam yoluyla kalkınma fırsatlarının üretilmesini desteklemek.
- Sürdürülebilir bir şekilde üretip tüketebilen topluluklar ve şehirler yaratarak yeniliği ve dayanıklı altyapıyı teşvik etmek.
- Dünyadaki eşitsizliği, özellikle cinsiyet eşitsizliğini azaltmak.
- İklim değişikliğiyle mücadele etmek ve ekosistemlerini korumak.
- Barış ve sürdürülebilir kalkınma ortamı yaratmak için sosyal faktörler arasındaki işbirliğini teşvik etmek.
2050‘e küresel nüfusun 9 milyar kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Sürdürülebilir kalkınmayı başarmanın zorluğu, doğal kaynaklara zarar vermeden insanların önemli bir yaşam kalitesine ulaşmasını sağlamaktır.






