İlkokul çağındaki çocuklar genellikle kendilerine odaklansalar ve çevresindekilerin kendilerini anlamalarını bekleseler de empati yetenekleri bu yaşlarda gelişmeye başlar. Empati yeteneğinin gelişmeye başladığını başkalarına yardım etme isteği, zor sorular soran anlayışlı bir zihin ve diğer insanlarla iletişim kurma arzusu gibi belirtilerden anlayabiliriz.
Çocukların bu sürece daha önce başlamaları veya bu süreçlerini daha hızlı tamamlayabilmeleri ebeveynlerin yardımıyla fazlasıyla mümkün. İşte, çocuğunuzda empati yeteneğini geliştirmek için 5 yararlı aktivite.
Birlikte ilgi çekici kitaplar okuyun.
Hikayeler, ebeveynlerin yapabileceklerinin ötesinde eğitici bir güce sahiptir. Kitap özellikle seviyesine uygun ve iyi olduğunda, çocuklar onu tekrar tekrar dinlemek ya da okumak isteyeceklerdir. Bu süreçte merak ettiği soruları sorma ve onun için önemli kısımları dile getirme fırsatı verir.
Çalışma ve bağış yapma fırsatları sunun.

Çocuklar için oyuncakların ve kıyafetlerin kendi kendine toplandığını ve bir evin bu şekilde temiz kaldığını varsaymak kolaydır. Ev işleri, çocukların çok fazla uzağa gitmeden bir şeylerin çaba sonucu oluştuğunu görmelerini sağlar.
Uygun yaşa geldiğinde ise kendi parasını kazanmak, çocukların cömertçe bağış yapmasını sağlar. Bu da başkalarının ihtiyaçlarını görmelerine ve anlamalarına yardımcı olur.
Çocuğunuzun duygularını adlandırmasına ve seslendirmesine yardımcı olun.
Çocukların başkalarının duygularını tanıyıp anlayabilmeleri için önce kendi duygularını adlandırmaları ve seslendirmeleri gerekir. Bunu yapmalarına birkaç şekilde yardımcı olabilirsiniz:
- Düzenli tartışma için bir duygu çizelgesi veya duygu çarkı hazırlayın.
- Çocuğunuz saldırgan davrandığında “Bana çığlık atman veya bağırman hoş değil ama nasıl hissettiğini söyleyebilirsin” diyebilirsiniz. ‘Kızgınım’ veya ‘Bu beni korkuttu.’
- Mümkün olduğunda kendi duygularınızı adlandırın. “Az önce beni üzen bir telefon görüşmesi yaptım” diyebilirsiniz veya “Bugün yapacağım şey için çok heyecanlıyım!”
Diğer insanlar hakkında sorular sorun.

İnsan olduğumuz için, kendimize biraz fazla odaklanma eğiliminde olabiliriz. Başkaları hakkında sorular sormak, çocuklarımızın başlarını yukarı kaldırıp bakış açılarını genişletmelerine yardımcı olur. Aşağıdaki gibi merak uyandıran sorular sorabilirsiniz:
- Arkadaşlarıyla oyun oynadıktan sonra, “Sence Ela bugün iyi vakit geçirdi mi?”
- Büyükleriyle vakit geçirirken “Şu anda nasıl hissettiğini merak ediyorum?”
- Bir arkadaşı, kardeşi veya sevdiği biri üzüntü veya acı içinde olduğunda, “Onları daha iyi hissettirmek için ne yapabileceğimizi düşünüyorsun?”
Öğrenmeye açık olduğu anlardan yararlanın.
Bu anlar, çocukların öğrendiklerini almalarına ve bu dersleri gerçek dünya ortamında uygulamalarına yardımcı olduğumuz zamanlar.
Yetişkin için öğrenmeye uygun anlardan yararlanmak, çocukların başkalarının sahip olmadığı belirli bir ayrıcalığa sahip olduğunu görmelerine yardımcı olmak gibi görünüyor. Bu yüzden onlara sadece başkalarının durumunu göstermek için değil, aynı zamanda sahip olduğu avantajları da fark etmesini sağlamak olacaktır.






